Günümüz dünyasında annelik, çoğu zaman bitmek bilmeyen bir yapılacaklar listesi, koşturmaca ve hız demektir. Bebeğin altını değiştirmek, gazını çıkarmak, uyutmak, kıyafetlerini yıkamak gibi günlük işler bir süre sonra mekanik birer rutine dönüşür. Bu mekanikleşme, anneyi zihnen yorar ve sürecin getirdiği o eşsiz güzellikleri kaçırmasına neden olur. İşte bu noktada modern psikolojinin ve farkındalığın (mindfulness) sunduğu harika bir kavram devreye girer: Bilinçli Annelik.
Bilinçli annelik, gün içindeki sıradan, otomatikleşmiş rutinleri, sevgi ve farkındalık dolu birer rituale dönüştürmektir. Örneğin, bebeğinizi sadece uyutmak için sallamak bir rutindir; ancak onu kucağınıza aldığınızda teninin sıcaklığına odaklanmak, nefes alışverişini hissetmek ve ona şefkatle fısıldamak o anı bir ritüele dönüştürür. Benzer şekilde, ona bir uyku kiti hazırlarken, battaniyesini üzerine örterken veya banyo yaptırırken acele etmek yerine, o anın içinde tamamen var olmak aranızdaki bağı görünmez iplerle kuvvetlendirir.
Rutinleri ritüele dönüştürdüğünüzde, zamanın hızla akıp gitmesinden yakınmayı bırakır, o minik anların tadını çıkarmaya başlarsınız. Bu yaklaşım hem annenin zihnindeki geleceğe dair kaygıları ve geçmişe dair keşkeleri susturur hem de bebeğin kendisini güvende ve derinden sevilmiş hissetmesini sağlar. Hayatın koşturmacası içinde yavaşlayın, derin bir nefes alın ve bebeğinizle geçirdiğiniz sıradan bir anı, ikiniz için de unutulmaz bir sevgi ritüeline dönüştürün.